17 Mayıs 2022 Salı

BAHARDA FOÇA ÇANAK KOYU’NUN ARKA DÜNYASINDA...

BAYIR GÜLLERİNİN (GİRİT LADENLERİ) RESİTALİ 
24 Nisan 2022 
İbrahim Fidanoğlu
Giriş 
 
Bugünlerde Yeni Foça’dan Eski Foça’ya doğru ilerlerken bir yanda Ege’nin derin mavilikleri, diğer yanda ise mutedil yükselen sırtlarda bir bayram cümbüşü halinde yolcusunu selamlayan bayır gülleri uzanır. Gerçekten görülmeye değer bir manzaradır pembe beyaz çiçekleriyle sırtları dolduran nam-ı diğer Girit ladenleri. Genelde sırtlarda yetişir bayır gülleri; bildiğimiz kadarıyla adaçayı yapraklı ve defne yapraklı olan iki ayrı türüne Ege coğrafyasında sıkça rastlanır. Bu hafta içinde Kemalpaşa Kamberler yaylasından Kartaltepe’ye tırmanışımızda tesadüfen bu iki türe yan yana konumda rastlayıp fotoğraflamıştık. Ama onlar henüz çiçek açmamışlardı. Birkaç gün sonra Foça sırtlarında her yeri pembe ve beyaza boyamış adaçayı yapraklı Girit ladenlerini görünce aklımız başımızdan gitti desek yanlış olmaz.
 
Sırtlardan Çanak koyunun görünümü
(Nisan 2022)
 
Çanak sırtlarında beyaz çiçekleriyle Girit ladenleri
(Nisan 2022)
 
Çanak koyunda karabaş otları
 (Nisan 2022)

 
Yeni Foça’dan Çanak Koyu’na… 
 
Arka dünyasında 19.yy. Rum yaşantısının kırık dökük izlerinin yakalanabildiği bir coğrafyanın yakınlarındaydık bu hafta. Sayfiye evlerinin çepeçevre ele geçirdiği Çanak Koyu’nun sırtlarını aşar aşmaz Sazlıca’dan Kartdere koyuna dek uzanan engebeli bir topografyada doğanın uyanışına tanıklık ettik. Daha önceki yıllarda defalarca yürüdüğümüz Kartdere ve Sazlıca koyları arasında kalan bu vadide özelikle bu kez baharda açarken yakaladığımız Girit ladenleri ile karabaş otlarının cümbüşü görülmeye değerdi doğrusu. 
 
Pembe renkli çiçekleriyle bayır gülleri
 (Nisan 2022)

Bir başka Girit ladeni kolonisi; bu kez beyaz...
(Nisan 2022)

Kemalpaşa Kamberler yaylasında bu hafta yanyana gördüğümüz ada çayı yapraklı ve defne yapraklı Girit ladenleri
(Nisan 2022)

 
Kartdere Vadisi, kendi adıyla anılan ve kıyıya doğru sert bir eğimle alçalarak sonlanan adanın hemen karşısındaki düzlükten itibaren içerlere doğru nüfuz ediyor. Doğu-batı ve kuzey-güney doğrultulu dere yatakları boyunca arka dünyasındaki tepelere doğru yükselen vadinin toprak bir yolla ulaşılan ilk bölümü, geniş düzlüklerden oluşuyor. Vadinin denize doğru açılan ağzında yer alan hayvan çiftliklerinin iki yanından doğuya ve güneye çatallanan iki dere yatağından gelen küçücük dereler birleşerek, binlerce yıllık taşıdıkları alüvyonlarla Kartdere Vadisi’nin denize ulaştığı kesimdeki geniş düzlükleri oluşturmuşlar. 
 
Kartdere vadisinden Foçalı dostlarla eski bir hatıra; yıl 2018...
(MYC; Ocak 2018)
 
Kartdere vadisinde denize doğru akan iki ufak dereden biri
(MYC; Nisan 2018)

Kartdere vadisi
(MYC; Ocak 2018)

Kartdere'de 19.yy.mirası kule evlerden biri; harap durumda...
(MYC; Ocak 2018)
 
19.yy.da Rumların yaşadığı dönemden kalma kule tipi evler vadinin hemen başlangıcındaki düzlüklerde, Eski Foça’dan Yeni Foça’ya doğru ilerleyen karayolu boyunca ve daha ilerilerdeki şimdilerde bir mezra görünümünde terk edilmiş Sazlıca köyünde(1) yoğunlaşmış durumda. Eski Kartdere köyünden kalan(2) kule tipi evler, birbirinden uzak mesafelerde; tarımsal arazilerinin içine oturtulmuş olmalı. Bugün kırsaldaki bu kule tipi evlerin bazılarının eski sahiplerinden satın alınarak yeniden restore edildiği ve yaşanabilir hale getirildiği görülse de çoğunlukla yıkılmış, çatıları çökmüş; kapı, pencere söveleri, kapı lentoları ve desen-yazı içeren en değerli mimari parçaları çalınmış durumdalar.
 
Sazlıca koyunda 19.yy.dan kalma Rumların kule evleri
(Şubat 2016)

Sazlıca koyunda Aziz Ioannes (Yahya) kilisesi; 19.yy.dan kalma...
(Şubat 2016)
 
Sazlıca'da Aziz Ioannes kilisesinin kapı üstü lentosunda yer alan kitabe ve süslemeler
(Şubat 2016)
 
Sazlıca'da seng endaz (taş atan) oluğu ile hala ayakta tipik bir 19.yy.Rum kule evi
(Şubat 2016)
 
Çanak ile Fotaş sitelerini birbirinden ayıran ve Olivia Village tatil köyünün sınırlarını yalayarak devam eden; önce asfalt, daha sonra döşeme bir yolu takip ederek sırta doğru tırmandık. Sırtı aştığımız noktada toprak yol, üç kola ayrılıyordu; biz ortadaki kola yöneldik. Biraz ilerde; vadinin tabanında sık makilikler arasında yer yer aktığına tanıklık ettiğimiz bir dere yatağına doğru inmeye başladık. 
 
Olivia Village düzleminden Çanak koyunun görünümü
(Nisan 2022)
 
Karşıda Fotaş evleri
(Nisan 2022)
 
Pembe renkli çiçekleriyle adaçayı yapraklı Girit ladenleri
(Nisan 2022)

Beyazların cümbüşü; Girit ladenleri...
(Nisan 2022)
 
Her yanımızda Girit ladenleri; beyaz ve pembe renkleriyle bütün sırtı kaplamışlardı. Başka neler vardı nebata dair; sarı papatyalar, mor çiçekleriyle göz alıcı karabaş otları, zeytin ağaçları, pırnar ve kesmik çalıları, dere yatağının civarında henüz hiçbir uyanış belirtisi taşımayan hayıtlar hâkim bitki örtüsünün ilk anda dikkatimizi çeken unsurlarıydı. 
 
Engerek otu(echium sp); arkada hindibalar...
(Nisan 2022)
 
Güveyiotu; lamiaceae ailesinden...
(Nisan 2022)
 
Sarı papatyalar; krizantemler
 (Nisan 2022)

 
Amacımız Sazlıca yönündeki sırtlardan Kartdere yönüne doğru ilerleyen sık makiliklerle kaplı dere yatağını aşarak Sazlıca yönüne doğru yürümekti. Ama o kadar kolay olmadı. Bir yandan sert bir eğimle yükselen topografya, diğer yandan sürünecek düzeyde ilerlememizi engelleyen sık çalılar bizi yer yer zorladı. Dere yatağını zorlukla aştıktan sonra kuzeydeki sırta doğru yeniden tırmanmaya başladık. Her yanımız rengârenk Girit ladenleriyle kaplıydı. 
 
Öbek öbek gevenler; henüz çiçek açmamışlardı. Girit ladenleriyle iç içe...
(Nisan 2022)
 
Dere yatağında Foça coğrafyasında sıkça rastlanan tortul kayalar
(Nisan 2022)
 
Dere yatağında kaya oyuklarında (kaklık) çok az su kalmıştı.
(Nisan 2022)

Havuz gibi; küçük bir büvet (kaklık)...
(Nisan 2022)

Süründüğümüz çalılıklar
(Nisan 2022)

Kartdere'den Sazlıca'ya; çevremizdeki topografya...
(Nisan 2022)

Girit ladenlerine Tire civarında pamuklan ismi veriliyor. Hasan Hoca’nın aktarımına göre; Tire’de eski zamanlarda pamuk atıcıların pamukları tel tel kabarttıkları sırada etrafa sıçrayanlar, Girit ladenlerinin çalılarından yapılan süpürgelerle toplanırmış. Pamuk öbeklerini bir araya getirip kolaylıkla toparladıkları için de bu Akdeniz bitkisine Tire’de pamukalan, daha sonraları da söylene söylene pamuklan denmiş. 
 
Göz alıcı pembe çiçekleriyle adaçayı yapraklı Girit ladenleri
 (Nisan 2022)

Çanak koyunun çevresindeki sırtlarda, her yerde onlar vardı; Girit ladenleri...
(Nisan 2022)

Soğanlı bitkilerden akyıldızlar
(Nisan 2022)


Adaçayı yapraklı Girit ladeni; yakından...
(Nisan 2022)
 
Girit ladeni, tipik bir Akdeniz bitkisi… Laden otu, karağan otu, pamukçuk otu, bayır gülü gibi isimlerle de anılıyor. İsminin pamuk ile birlikte anılmasının nedeni ise çiçeklerinin benzerliği olsa gerek… Türkiye’de 5 ayrı türünün varlığından söz ediyor kaynaklar. Tıbbi bir bitki olarak bilinen Girit ladeninin bilimsel adı cistus creticus… Yapraklarından elde edilen laden zamkı ya da oleoresin olarak bilinen tıbbi ürün, antibakteriyal ve antienflamatuvar özellikleri nedeniyle üst solunum yolları enfeksiyonlarında, kokulandırma özelliği nedeniyle ise kozmetik sektöründe kullanılıyor. Günümüzde daha ziyade kuru yaprakları ezildikten sonra geleneksel olarak egzama gibi dermatolojik sorunlarda, lapa şeklinde romatizmal ağrılara karşı, tıbbi çayı mide rahatlatıcı olarak uygulanabiliyor.(3) Cezayir ve Yunanistan’da ise farklı türlerinin yaprakları, çaylara koku vermek için katılmakta. 
 
Beyazların kolonisi; ladenler...
(Nisan 2022)

Yakından; beyaz ladenler...
(Nisan 2022)
 
Çanak koyu ve mavilikler, ladenlerin ardındaydı.
(Nisan 2022)
 
Foça sırtlarını pembe-beyaza boyayan bu muhteşem bitkinin içerdiği tıbbi imkânları ve şifa potansiyelini de öğrenince insan, daha bir farklı bakıyor şu güzelim çiçeklere… Tabii ki bir de karabaş otlarına… 
 
Kartdere yönüne bakış
(Nisan 2022)
 
Karabaş otları ve bayır gülleri bir arada; sıra sıra...
 (Nisan 2022)

 
Karabaş otlarına Sazlıca vadisine doğru tırmandığımız sırttan aşağıya doğru sarkıp yürüyüşe ilk başladığımız noktaya doğru yöneldiğimiz patikada karşılaştık. Olivia Village tatil köyünün hemen arkasında yer alan bu patika boyunca sıralanmış lavanta kolonileri arılar için en davetkâr hallerine bürünmüşlerdi mor renkli çiçekleri ve baş döndüren kokularıyla. 
 
Karabaş otlarının ardındaydı deniz.
(Nisan 2022)

Pembe bayır gülleri; Çanak koyuna nazır...
(Nisan 2022)

Karabaş otları; bu sekide bol bol topladık.
(Nisan 2022)
 
Halk arasında karabaş otu ya da gargan olarak bilinen doğal lavanta türlerine ülkemizde Afyon’un batısında kalan ve güneyde Akdeniz’den, kuzeyde Marmara Denizi’ne dek uzanan geniş bir coğrafyada rastlanıyor. Kaynaklar, Batı Anadolu’da lavandula stoechas ve lavandula cariensis olarak adlandırılan iki türünün varlığından söz ediyorlar. Ama halk arasında bu iki türe de karabaş otu ismi veriliyor. Karia lavantalarının ayırıcı özelliği çiçek saplarının uzunluğunun diğerine göre daha fazla olması… Bazılarının sap uzunluğu 50 cm.yi bulabiliyor. 
 
Tire Peşrefli'den Dereli'ye yürürken rastlamıştık karabaş otu kolonilerine...
(Nisan 2019)
 
Karabaş otlarının bulunduğu sekiden Çanak koyunun panoramik görünümü
 (Nisan 2022)

 
Ballıbabagiller (lamiaceae sp) ailesinden bir bitki olan karabaş otu, Batı Anadolu’da yöresine göre Mart sonu-Nisan başı gibi dağlarda açan mor renkli çiçekleriyle hemen göze batarlar. Öncelikle arıların… Biz Çanak koyunun arkalarında dolaşırken arılar, bizden çok önce karabaş otu kolonilerini keşfedip mor renkli çiçeklerinden gerekli polen alışverişlerini neredeyse tamamlamışlardı. Bizim çiçeklerini topladığımız Çanak mahreçli karabaş otları 20 cm. civarındaki çiçek boylarıyla lavandula stoechas türündendi. Bazen Tire sırtlarında olduğu gibi daha uzun çiçek saplarına sahip Karia lavantalarına da bu coğrafyada rastlamak mümkün… 
 
Karaburun'da İris Gölü civarında karabaş otları
(A.Aydemir; Nisan 2015)
 
Karabaş otları ve  bayır gülleri bir arada; Çanak koyu üstündeki sekide...
(Nisan 2022)
 
Aynı zamanda çok önemli bir tıbbi bitki olarak bilinen karabaş otlarının en tipik olanlarına Karia coğrafyasında rastlandığından ve bu topraklara özgü bir bitki olması nedeniyle Karia lavantası denilmiş olmalı. İlkçağ’dan beri insanoğlunun bir şifa kaynağı olarak bildiği ve sıkça kullandığı bu bitkinin özellikle çiçekleri bugün de aktarlarda, kozmetik sektöründe; kolonya ve parfüm yapımında ve bitkisel terapi amacıyla muhtelif rahatsızlıklarda kullanılmakta. 
 
Karaburun İris Gölü kıyısında karabaş otları
(A. Aydemir; Nisan 2015)
 
Tire Dereli sırtları; dağ taş karabaş otu dolu...
(Nisan 2019)
 
Genel olarak balgam söktürücü, idrar yolları enfeksiyonları, egzama yaralarında ve ağrı kesici olarak, sinirsel baş ağrılarını giderici ve yatıştırıcı olarak, ayrıca kan akışını düzenleyici ve kalp-damar sistemini destekleyici etkisi nedeniyle yaygın olarak kullanıyor. Özellikle Çine ve civarında; Bafa coğrafyasında karabaş otu çiçeklerinden yapılan aromatik çay ise pek meşhur… Çanak koyuna nazır bir sekide hayat bulmuş karabaş otlarından arıların izin verdiği ölçüde topladık. 
 
Çanak koyunda karabaş otları
(Nisan 2022)
 
Katırtırnakları çiçek açarken...
(Nisan 2022)
 
Çanak sırtlarında karabaş otu kolonileri
(Nisan 2022)
 
Dönüş yolunda Sazlıca vadisine doğru dolaştığımız sırtın kuzeye bakan yüzünde inşa faaliyetleri hummalı bir şekilde sürmekteydi. Çanak koyuna nazır sitelerden Yeni Foça’ya en yakın olanında; bir dönem SİT problemi nedeniyle yıllarca su basman seviyesinde bekleyen onlarca yarım kalmış inşaat, işin sekteye uğramasına yol açan nedenlerin bir şekilde ortadan kaldırılması sonrasında yeniden başlamış; hatta ivmelenerek sona yaklaşmışlardı bile. Sözün bittiği noktadaydık artık; madem her şey düzgündü; bunca yıl neden beklenilmişti? Yok; eğer gerçekten ortada ciddi bir uygunsuzluk varsa, şimdi bu ivmelenme nedendi? Kafamızda bir sürü soruyla sırttan aşağılara doğru indik. 
 
Bayır gülleriyle birlikte Çanak koyuna veda ettik yukarılardan.
 (Nisan 2022)

 
Ladenlerin ve karabaş otlarının arasında Sazlıca’dan Kartdere’ye doğru uzanan engebeli bir vadide yürümüş; Çanak sırtlarında doğanın baharı karşılayışına tanıklık etmiştik. Her şeye rağmen bu da güzeldi. Bir daha gelişimizde kim bilir nasıl bir manzarayla karşılaşacaktık; bunu düşünmesi bile kaygı vericiydi. Ama biz bugünle yetinerek dönüş yoluna vasıl olduk. Şimdi dönüş vaktiydi; akşama doğru…

Dipnotlar: 
(4)  Fotoğraflar, belirtilenler dışında İ.Fidanoğlu tarafından çekilmiştir. 
 

Yazan: İbrahim Fidanoğlu

Düzenleyen: MYC