24 Nisan 2026 Cuma

FOÇA KIRSALINDA “ÇİTLEMBİĞİN” PEŞİNDE…

8 Nisan 2026
İbrahim Fidanoğlu
 
 
Çitlembik mi Menengiç mi?
 
Yıllarca Ege’nin dağlarında dolaştık durduk. Kış yaz ovada dağda hep o karşıladı bizi. Mevsimine göre bazen çırılçıplak; arkasından gelen ışığa yaslanmış gibi duran, ama gövdesinden dallara doğru ilerleyen her ayrıntının seçilebildiği bir siluet şeklinde; bazen de yeni hayata merhaba derken baharın coşkusuna kapılıp her yeni filizde hayat bularak kahverenginden yeşile ve en son sonbaharda koyu bir kızıllığa bürünerek ilerleyen derin bir bilgelik içinde; usul usul ama her zaman bitip tükenmeyen bir enerjiyle hayatın içinde; menengicin serüvenine hep tanıklık ettik dağlarda ve ovalarda. Kimi henüz taze fidanlar gibiydi; düşüp toprağa hayat bulan, kimisi ise yüzyılları aşan bir dirençle tutunuyordu toprağa. Büyüdükçe ve geliştikçe çatır çatır çatlayarak oluşan gövdenin hırçın dokusu size belki yaşadıklarını fısıldar. O bir bilge menengiç ağacıdır. Menengiç ağacının baharın başlangıcında kendini gösteren taze filizlerini ağzınızda çiğnediğinizde hoş bir tat bırakır; hele ki üstüne bir bardak su içerseniz bu tat sanki içtiğiniz suya bir şerbet lezzeti katar. Bu sihirli bir tat gibidir; bir anda dönüşür ve uzun süre ağzınızda kalır bu lezzet.
 
Dikili yakınlarında Aterneus yerleşiminin akropolünden eski bir hatıra; bir menengicin çevresinden ilerleyen Dağa Kaçtım gezginleri...
(MYC; Kasım 2016)

Bağarası ile Yeni Foça arasında Kapukaya'nın altındaki vadide rastladığımız anıtsal menengiç ağacı; kayanın içinden hayat bulmuş gibi...
(Nisan 2020)
 
Menengiç filizlerini topladığımız Bağarası yakınlarındaki vadi
(Nisan 2026)
 
Anadolu’nun neredeyse her yerinde rastlarız menengice. Bilhassa Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da yaz sonuna doğru eren meyvelerinden yapılan kahvesi oldukça yaygındır. Buralarda bu ağacın ismi hep menengiçtir. Ama Ege’de ve Akdeniz Bölgesi’nde menengice yaygın olarak çitlembik de derler. Mesela rahmetli annem; her baharda menengiçler taze filizleriyle sürgündeyken, mutlaka o eski zamanlarda beni Aliağa Pazarı’na göndererek köylü pazarından çitlembik demeti almamı isterdi. Bizim evde salatası yapılırdı çitlembiğin. Oysa ki o aslında menengiçmiş. Ama benim için o hala çitlembik
 
Yamanlar Dağı'nda bir anıt menengicin önünde...
(A.Çini; Şubat 2012)
 
Menengicin peşinde; en arkada Kapukaya...
(Nisan 2026)

Emiralem Boğazı'nda Süleymanlı yakınlarında; yeni hayat bulan taptaze bir menengiç fidanı
(Nisan 2026)
 
Ama sonraki yıllarda dağlarda dolaşırken aslında çitlembiğin karaağaçla akraba olan ve bazı yörelerde (örneğin Tire’de) çıtlık ismiyle bilinen ve çoğunlukla tarlaların kenarına çit bitkisi olarak dikilen bir ağaç olduğunu öğrendik. (1) 60 ila 70 civarında türü bulunan çitlembiğin Türkiye’de en bilinen türü celtis australis olarak adlandırılıyor. Menengiç ise, Latince ismiyle söylersek; pistacia terebinthus olarak ayrışıyor ve bu yazının konusu ağırlıklı olarak menengiç
 
Tire-Dereli sırtlarında bir çıtlık (çitlembik) ağacı
(Ahmet Tamer Arşivi)

Çıtlık meyvesi
(Ahmet Tamer Arşivi)

Menengiç meyvesi
(internet ortamı)

Menengiç hakkında…
 
Menengiç, bizim Batı Anadolu’da havaların ısınmasına paralel olarak Mart sonu, Nisan başı gibi ilk taze sürgünlerini verir. İlk önce çiçeklenir püskül püskül; daha sonra oralardan bu sürgünler baş verir usulca. Çoğunlukla tazeliğin filizi yeşili, giderek koyulaşır hatta yer yer hafiften kızıla doğru döner. Yaz sonlarında meyveleri yeşilken yavaş yavaş bordo-kırmızı arası bir renk alır. Olgunlaşıp sertleştiği son evresinde ise, çitlembik meyvesi giderek siyaha çalan koyu yeşil bir renge bürünür. Sert çekirdeği ile birlikte yemesi oldukça zordur; dişinizi kırabilirsiniz.
 
Foça Bağarası-Yeni Foça arasında; Kapukaya altında bir vadideyiz.
(Nisan 2026)

Foça kırsalında menengiçler arasında vadiye bakan kır evleri
(Nisan 2026)
 
Foça kırsalında menengiç hasadındayız.
(Nisan 2026)
 
Çocukluk yıllarında İzmir’in Hatay semtinde otururken bir kış günüydü; annem, bizim evin çaprazında bulunan ve tek katlı bahçeli bir evde oturan Memduha Teyzelerin evine götürmüştü beni de. Herhalde ilkokula yeni başlamış olmalıydım. Hava soğuktu, evde bir kömür sobası yanıyordu. Misafirliğin ilerleyen zamanlarında Mehduha Teyze, küçük siyah yuvarlak taneciklerle dolu bir tabak koydu ortaya. “Çitlembik yiyelim bari bu kış günü” dedi. Annem çitlembiğin meyvelerinin çok sert olduğunu ve dikkatli yemem gerektiğini söyledi. Ben çekindim yemeye; Memduha Teyze ise daha ilk çitlembikte tak diye bir sesle kırdı takma dişini. İlk çitlembiğin bendeki hatırası Mehduha Teyze’nin kırılan dişidir. O gün bugündür; çitlembiğin meyvesini asla yemem. Benim ilgi alanım, her zaman tazecik ilk sürgünleridir "çitlembiğin".
 
Taptaze menengiç sürgünleri
(Nisan 2026)

Menengiç ağacı; Foça kırsalında...
(Nisan 2026)
 
Aynı tepeden Corona günlerinde Foça Bağarası'na ve Balabantepe'ye doğru bakış
(Nisan 2020)
 
Güneydoğu seyahatlerinde menengiç kahvesi ile tanıştık sonraları; Diyarbakır’da, Elazığ’da, Mardin’de ve Gaziantep’te. Koyu yeşilden siyaha doğru renk almış meyveleri önce kavrulup kahve çekirdekleri gibi öğütülüyor. Daha sonra sütle birlikte pişirilen menengiç kahvesi, fincanda Türk kahvesi gibi servis ediliyor. İçimi oldukça hafif ve yaprağından çiğ meyvesine dek o kendine has tadı olduğu gibi kahvesine de yansımış. Sakız ağaçları ve Antep fıstığı ile de akraba olan menengiç ağacına birçok yörede ekonomik değeri göz önünde bulundurularak Antep fıstığı aşılanıyor. Bu uygulamayı bölgemizde Yunt Dağı’nda ve Karaburun Yarımadası’nda görmek mümkün. 
 
Bir menengicin dibindeki dostluk anı; Aterneus Akropolü'nde...
(MYC; Kasım 2016)
 
Aynı menengiç ağacı; Kasım kızıllığında, Aterneus Akropolü'nde...
(MYC; Kasım 2016)
 
Halk arasında küçük geyik otu ya da boncuk otu olarak anılan maydanozgillerden "tordylium apulum"; Foça kırsalında memengiçin peşinde...
(Nisan 2026)
 
"Çitlembiğin" peşinde...
 
Bu yıl yağmurlar boldu. Toprak suya açtı yıllardır. Kuraklıkla mücadele çiftçinin en büyük meselesi haline gelmişti Ege’de. Yıllar sonra Gediz Nehri, yatağından taşarak ovaları bastı bu yıl. Gerek Turgutlu ve gerekse Menemen ile Foça Gerenköy civarında bütün tarlalar uzun süre sular altında kaldı. Yakın zamanlarda pek rastladığımız manzaralar değildi gördüklerimiz. Rahmetli babam anlatırdı; 1942 kışı çok soğuk geçiyordu. Bütün ağaçlar soğuktan dondular. Uzun süre kar yağdı Menemen’e. Gediz Nehri yağışlar nedeniyle taştı. Tüm Menemen ovasını sel bastı. Sular Fadıl’ın Kahvesi’ne ve Hükümet Konağı’nın bugünkü bulunduğu alana kadar gelip dayanmıştı. Şehrin içinde bir yerden bir yere gitmek için sokaklarda kayıklar kullanılıyordu. Sonraki yıllarda Gediz’in taşkınlarının bir daha Menemen’i tehdit etmemesi amacıyla Gediz ile Menemen arasına Pekendi diye anılan bir set yapıldı. Ondan sonra da bir daha Menemen’i sel basmadı. Bu yılki yağmurla gelen sular aynı şekilde uzun süre ovayı esir aldı ve çekilmedi. Bu manzara da bana rahmetli babamın anlattıklarını hatırlattı.
 
Maltepe köprüsünden Gerenköy'e doğru geçerken Gediz'e baktık.
(Şubat 2026)
 
Bademler çiçekte, tarlalar Gediz'in taşkın suları altında..
(Şubat 2026)
 
Gerenköy'den Menemen'e doğru; tarlaları Gediz ele geçirmiş.
(Şubat 2026)
 
Şubat ayındaki bereketli yağmurların ardından gelen bahar doğayı fişekledi bir anda. Yeni hayatın filizlendiği coğrafyamızda biz de bugün menengicin taze sürgünlerinin izini sürdük Foça kırsalında. Hava yine kapalıydı; aralıklarla atıştıran yağmur menengiç filizlerini toplamamıza tabii ki engel değildi. Bağarası’nı geçtikten sonra Bağarası Göleti’ne doğru saptık. Göletin kıyısı boyunca kır evlerinin ve bahçelerin arasından geçtik. Yeni Bağarası-Yeni Foça asfaltı hemen doğu yönünde yer almaktaydı. Önümüzde hardalların sarıya boyadığı çayırlar uzanıyordu göz alabildiğine. İleride birkaç inek kaygısızca otluyordu. Bir kayaya tutunmuş dev bir menengicin yanından geçtik. Daha önceki yıllarda Foça-Erkeçler Mevkii’nden başlayarak yürüdüğümüz ve eski bir Rum kilisesinin kalıntılarının bulunduğu Kapukaya kütlesini kuzey yönünden gören tepeliğe doğru tırmandık. Burada sağlı sollu kır evlerinin arasından geçerek her yıl çitlembik zamanı uğradığımız ağaçların yanına dek yürüdük. Hava hafif hafif yağmur atıştırıyordu. Ama bizim gözümüz çitlembik sürgünlerindeydi.
 
Bağarası Göleti
(Nisan 2020)
 
Armutlar çiçeğe durmuş.
(Nisan 2026)

Zeytinin ardında sapsarı çayırlar
(Nisan 2026)
 
Bahçe duvarlarından sokağa doğru sarkan mor salkımlar coşmuştu. Ortalık ıpıssızdı; uzaklardan hızar sesleri geliyordu. Belli ki hala budama yapanlar vardı. Solumuzdaki derin vadi Kapukaya kütlesine dek yemyeşil bir çayırlık halinde uzanmaktaydı. Vadiye doğru alçalan bayıra tutunmuş menengiçlerin arasına daldık. Ağacın taptaze sürgünleri çıtır çıtır kırılıyordu. Birkaç torba topladık.
 
Sokaklara doğru sarkan mor salkımlar
(Nisan 2026)
 
Orlayalar ve engerek otları
(Nisan 2026)

Engerek otlarının çiçekleri; yakından...
(Nisan 2026)

Orlayalar
(Nisan 2026)
 
Beyaz papatyalar
(Nisan 2026)
 
Karahindibalar ya da radikalar
(Nisan 2026)
 
Yemyeşil çayırın içinden bir sürü hayat uyanmıştı sanki; göz alıcı renkleriyle. Mor renkli engerek otları, bembeyaz papatyalar, sarı karahindibalar ve küçük şemsiyeleri andıran beyaz çiçekleriyle orlayalar, vadiye doğru alçalan sırtta ise sapsarı hardallar; hepsi insanın içindeki yaşama sevincini besleyen birer kışkırtıcı gibiydiler. O menengiçten bu menengice hevesle geçişlerimiz bir süre daha devam etti. Zaman zaman yağmur çiselese de hasadımızı etkilemedi. Yeterince toplamıştık. Bir kısmını hemen haşlayıp salata yaparsak, geri kalanını da derin dondurucuya koyarak daha sonraki zamanlarda tüketebilirdik.
 
Menengiç hasadı; Foça kırsalında...
(Nisan 2026)

Çiçek ve yaprak bir arada; menengiç ağacında...
(Nisan 2026)

Menengiçler arasında...
(Nisan 2026)

Menengiç Salatası; yalın bir tat… 
 
Menengiç salatası, gerçekten çok basit ve hoş bir yiyecek. Menengicin körpe sürgünleri, fazla haşlamaya gelmez; yoksa lime lime olur ve sonuçta salata da pek bir şeye benzemez. Az ve yeterince haşlanmış menengiç yaprakları, suyundan süzüldükten sonra bir kaba konur. Menengicin sihirli lezzetinin karıştığı suyu asla atılmaz. Bir miktarı salata sosuna karıştırılır; kalanı ise soğutularak hoş bir içecek şeklinde tüketilebilir. Ayrı bir kapta ise; bol zeytinyağı, taze sıkılmış limon suyu ve dövülmüş birkaç diş sarımsak iyice karıştırılarak salata sosu haline getirilir. İçine menengicin yapraklarının haşlanması sürecinde elde edilen suyundan bir miktar eklenerek sos iyice özetilir. Bundan sonraki son aşama, sosun dirice haşlanmış menengiç yapraklarıyla buluşturulması aşamasıdır. Salatanın sosla hemhal olması için bir süre buzdolabında tutulmasında yarar vardır. Buzdolabında yeterince bekleyen menengiç salatası, bir dost meclisinin keyifli bir eşlikçisi olarak artık sofraya konmaya hazırdır. Menengicin yendikten sonra üzerine içilen bir bardak suyun tadı ise, sanki şerbet içmişsiniz hissini verir ağızlarda. Anlatılmaz bir lezzettir.
 
Menengiç salatası
(Nisan 2026)
 
Dipnotlar:
(1)    Tire’de çıtlık ya da çitlembik ağacının öyküsü ile ilgili olarak bkz. https://dagakactim.blogspot.com/2019/11/derelide-sonbahar.html
(2)   Fotoğraflar, belirtilenler dışında İ. Fidanoğlu tarafından çekilmiştir. 
 
Yazan: İbrahim Fidanoğlu