savunma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
savunma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2014 Pazar

UZUNBURUN-GÜRLE YÜRÜYÜŞÜ



YOĞURTÇU KALESİ


5 Kasım 2014
İbrahim Fidanoğlu

Bu hafta Yamanlar Dağı’nın arka dünyasında dolaştık. Yamanlar’ın eteklerinde; Emiralem Boğazı’na hâkim konumdaki Ortaçağ’dan kalma Yoğurtçu Kalesi, Manisa’ya bağlı Uzunburun, Akgedik ve Gürle Köyleri civarındaki makilik alanlar ve şehir kaçkınları için güzel bir mekan olarak dikkat çeken Manisa’nın hemen dibindeki Gürle Köyü’nde yer alan balık çiftliği yürüyüşün ana omurgasını oluşturdu.

 Yoğurtçu Kalesi
(Fotoğraf: İF-Mayıs 2008)

 Yoğurtçu Kalesi-Gürle yürüyüş rotası-21 km.
(Google Earth'de çizilmiştir. by MYC)

Sabah Karşıyaka’dan 8’de hareket ettik. Eski Gediz Deltası üzerinden Menemen’e Seyrek tarafından giriş yaptık. Kahvaltı için Değirmendağ üzerinde 2014 yılında hizmete açılan Menemen Belediyesi’nin Sosyal Tesisleri’nde kısa bir mola verdik. Kahvaltı sonrası; Emirâlem Boğazı’na doğru hareket etmeden önce, Kubilay Anıtı’nın yer aldığı Yıldıztepe’ye uğradık. 

 Kubilay Şehitliği

Menemen Olayı diye bilinen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin henüz kuruluş sürecinde uğradığı bu gerici saldırıda; yedek subay Mustafa Fehmi Kubilay ile bekçiler Hasan ve Şevki, şehit edilirler. 23 Aralık 1930’da gerçekleştirilen bu saldırıyı takiben, Menemen’de kurulan Divan-ı Harp’te yürütülen kovuşturma ve mahkeme süreçlerinden sonra, kalkışmanın elebaşıları da dâhil olmak üzere onlarca insan Menemen’de idam edilir. Bir o kadarı da hapis cezası ile cezalandırılır. Arada kurunun yanında, yaşın da yandığı olağanüstü bir dönemdir kısacası. Sıkıyönetim şartlarının uygulandığı süreçte Menemen, bir anlamda devlet tarafından hak etmediği ölçüde; sanki olayın mahkûmu ilan edilir. Olaydan yaklaşık 2 yıl sonra ise, Menemen’in en yüksek tepesi olan Yıldıztepe üstüne Menemen Olayı’nda katledilen şehitlerin anısına heykeltıraş Ratip Aşir tarafından bu anıt yapılır.

Yıldıztepe'de Güneydoğu Şehitleri

Kubilay Anıtı, önde Cumhuriyetin ve devrimlerin emanet edildiği Türk gençliğini temsil eden eli mızraklı ve atletik görünüşlü bir genç ve arkada Menemen Olayı’nda şehit edilen Kubilay ile Bekçi Hasan ve Şevki Beyleri temsil eden üç sütundan oluşturulmuş. Anıtta malzeme olarak, çevredeki volkanik dağlardan elde edildiği düşünülen ve oldukça sert yapıdaki andezit taşlar kullanılmış. Anıtın üstüne kazınmış şehitlerin doğum yerleri düşünüldüğünde; çöken bir imparatorluğun başkentinden uzaktaki topraklarında doğup, bu topraklar kaybedildikçe Anadolu’ya sökün eden bu insanların vatan savunmasındaki rolleri son derece dramatik düzeydedir. Anıtın ön yüzünün alt bölümünde şehitler için yer alan şu ifadeler, bir neslin dramını anlatan delil gibidir sanki: Şevki, Florina, 1906-1930; Kubilay, Hanya, 1906-1930 ve Hasan, Kandiya, 1902-1930… İşin tuhafı; ayaklanmada Manisa’dan gelen yobazların lideri konumundaki Derviş Mehmet de Giritli imiş. Ne garip değil mi; Giritli, Giritli’yi vurmuş…

Kubilay Anıtı

Kubilay Anıtı’ndan ayrıldıktan sonra, Menemen’den; Emirâlem Boğazı yoluyla, Yamanlar Dağı’nın kuzey eteklerinde yer alan Manisa’ya bağlı Uzunburun Köyü’ne doğru yola çıktık. Emirâlem-Manisa asfaltında Alaniçi, Ayvacık ve Çaltı sapaklarını geçtikten sonra Muradiye’ye yaklaşırken Uzunburun levhasından Yamanlar yönüne döndük.

 Güney yönünden Yoğurtçu Kalesi'nin görünümü

Yaklaşık 5 km. sonra Yamanlar’ın eteğinde Muradiye Ovası’na hâkim bir tepeye kurulmuş Uzunburun Köyü’ne ulaştık. Köy, daha önce geldiğimiz zamanlara göre biraz daha derlenip toparlanmış gibi geldi bize. Köyün ara sokakları, kilit taşı döşenmiş; köyün girişinden Yoğurtçu Kalesi yönüne giden bir de çevre yolu açılmıştı. Biz de o yolu takip ederek bir kartal yuvası gibi tüm Emirâlem Boğazı’na ve daha ötedeki ovaya hâkim konumdaki bir tepenin üstüne oturtulmuş Yoğurtçu Kalesi’ne ulaştık.

 Yoğurtçu Kalesi'ne yaklaşırken...

Yoğurtçu Kalesi: