13 Nisan 2011 Çarşamba

KEMALPAŞA KURUDERE (Nazarköy)– NİF ALABALIK ÇİFTLİĞİ YÜRÜYÜŞÜ


13 Nisan 2011
İbrahim Fidanoğlu
Sabah adet olduğu üzere 8.30 civarında Bornova’dan Kemalpaşa’ya hareket ettik. Kemalpaşa’da ekmek fırınından simit, boyoz ve sütlü simit ekmeği alarak Kurudere’ye devam ettik. Kurudere’de çay eşliğinde kahvaltımızı yaptıktan sonra saat 9.40’da yürüyüşe başladık. Yürüyüş boyunca hava zaman zaman kuzeyden ve batıdan esen ser rüzgârlarla kendini oldukça serin hissettirdi. Geçen ay yürüdüğümüz ve bir yay çizerek yine köye ulaştığımız rotayı kullanarak Kurudere’den Vişneli yönüne doğru dere yatağında ilerledik. Bu kez bu vadinin dibine doğru inen yoldan yaklaşık 40 dakikalık bir yürüyüşten sonra ayrılarak Kız Kalesi’nin bulunduğu tepeye doğru sağa ve yukarı doğru kıvrıldık. Doğanın müthiş uyanışının işaretleri her tarafı kaplamış durumdaydı. Sarı ve beyaz papatyalar, daha yükseklerde mor ve beyaz renkte orkideler, bembeyaz çiçekleriyle üzerlerine kar yağmış hissini veren delice bademler, göz alabildiğine uzanan kızılçam ormanları, yeniden erguvani tomurcuklarıyla hayata merhaba diyen palamut meşeleri, yükseklerden aşağılardaki vadilere doğru akan onlarca küçük derecik, rengarenk kelebekler, karatavuklar, sakalar ve üstümüzde dönüp duran yükseklerin alıcı kuşları hepsi bir bütünün parçası gibiydiler.

(Google Earth'de çizilmiştir. by MYC)

(Google Earth'de çizilmiştir. by MYC)

Kurudere’den Nif Dağı Alabalık Çifliği’ne 30,5 km. lik güzergah


Yukarı doğru ilk sağa sapışımızdan sonra, rugby kalesini andıran iki dev kayadan mahmuzlarıyla hemen sağımızda yükselen dağı hiç terk etmedik.

Onun gölgesi sürekli üstümüzde oldu. Ne yana dönsek onunla karşılaştık. Biz bu dağa Kız Kalesi Dağı adını verdik. Çünkü Kemalpaşa’dan Mezarlığın yanından Alabalık Çiftliği’ne çıkan 11 km.lik yoldan ayrılarak Kiraz Gediği üzerinden ulaşılan ve Kurudere’nin hemen üstünde yer alan ve yörede Kız Kalesi ismiyle bilinen bir kale kalıntısından söz edildiğini ormancılardan duymuştuk. Nif Dağı’nda arkeolojik kazı izni bulunan ve burada 2004’den beri yüzey araştırmaları ve kazılar yapan İstanbul Üniversitesi’nden arkeologların bildirdiğine göre ise; Nif Dağında iki tane Kız Kalesi’nden söz ediliyor. Bunlardan birisi; Ballıcaoluk Kız Kalesi Aşağı Vişneli köyünün güneyinde; diğeri ise Kurudere’nin hemen üstünde yer alıyor.

Savanda Kız Kalesi

Bu ikincisinin ismi yüzey araştırma raporlarında Savanda Kız Kalesi olarak belirtiliyor. Zaten yürüyüşümüz rotasında Kurudere’de bir sokak levhasında da Savanda Küme Evleri yazısı dikkatimizi çekmişti. Savanda ismi de büyük olasılıkla bizim Kız Kalesi Dağı olarak isimlendirdiğimiz dağın gerçek ismi olsa gerekti. 2004 yılı yüzey araştırma raporunda Savanda Kız Kalesi’nin, Kurudere’nin hemen üstünde yükselen dağın tepesinde yer aldığı ve Bizans dönemi ve öncesinde burada yerleşmeler olduğuna değiniliyor. Bu kale de ilkçağda İzmir savunmasında rol oynamış dış kaleleşmelerinden biri olarak değerlendirilebilir. Bizans döneminde kullanıldığına dair fresk kalıntılarından aynı raporda söz ediliyor.

Nif Dağı Alabalık Çiftliği; tepeden bakış

Yürüyüşümüz sırasında tırmanırken hepsi sağa olmak üzere 4 kez karar verme noktasına geldik. Bunlardan en sonuncusu yaklaşık 860 metrelerde Yukarı Vişneli yol ayrımı oldu. Eğer bu sapakta sola saparsanız Yukarı Vişneli köyüne, sağa saparsanız Nif Alabalık Çiftliğine ulaşırsınız. Bu noktaya başlangıçtan itibaren yaklaşık 2 saatte ulaştık. Bu noktadan itibaren çiftliğe kadar daha 2,5 saat yürüdük. Kurudere köyü – Alabalık Çiftliği arası kısa dinlenmeler de dâhil olmak üzere tam 4,5 saat sürdü. Oraya vardığımızda saat 14 idi. Sıcaklık 13 derece, rakım ise 846 metre idi. Kurudere’den Alabalık Çiftliği mesafe olarak yaptığımız hesaplamalara göre yaklaşık 15 km. tutuyor. Yani toplamda gidiş dönüş 30 km.lik bir yürüyüş yapmış olduk.
Her tepeyi aştığımızda, her virajı döndüğümüzde hedefe ulaşmadan 2,5 saat önce gördüğümüz Ala Balık Çiftliği’nin binalarına yarım saat kaldığını sandığımız anda hedef bizden uzaklaştı sanki. Gidiş yönünde sol yanımızda yükselen Nif’in zirvesinden süzülüp gelen küçücük derelerden defalarca geçtik. Ama bitmek bilmeyen yolumuz uzadı da uzadı. Balık Çiftliği’nin hemen altında ilk önce Yangın Göleti daha sonra da lojman olarak kullanılan evi gördük. Bizi Çiftliğin kapısında bir Kangal kırması köpek karşıladı. Biz ondan, o bizden çekindi; ancak kısa zamanda tanış olduk. Köpek, üç tane kedi ve 4 ördek açlıktan hemen etrafımızı çeviriverdiler. Yiyeceklerimizin çoğunu onlarla paylaştık. Çiftlikte tek bir çalışan vardı. Mardinli olup Mardin’i hiç görmeyen, üç yaşında İzmir’in Eski İzmir semtine ailesiyle yerleşen, 15 kardeşli ve iki anneli, lise mezunu Yaşar ile orada tanıştık. Bizim başlangıçta köpekten ürkerek giriş kapısından değil de tel örgüden girmemize her ne kadar bozulmuş olsa da, daha sonra muhabbeti koyulaştırdık. Çiftliğin Orman Müdürlüğü tarafından kurulmuş olduğunu, şu andaki işletmecilerinin Devlet’ten kiraladıklarını, piknik yapanlardan 10TL ücret aldıklarını, ancak bizden bu seferlik bu parayı almayacağını Yaşar bize anlattı. Yaklaşık 1 saatlik yemek molası ve dinlenmeden sonra saat 15.10’da Alabalık Çiftliği’nden ayrıldık ve aynı güzergâhtan dönüş yoluna koyulduk.

Nif’den aşağıya dereler akar...

Dönüşte Fertekli Fatma Nine’nin hayratı olan çeşmede yine mola verdik. Burada rakım 825 metre idi. Dönüş güzergâhında iniş daha fazla olduğu için yaklaşık yarım saat daha az yürüyerek saat 18.45’de Kurudere köyüne ulaştık. Köye vardığımızda akşam soğuğu oldukça kendini hissettiriyordu. Sabah kahvaltımızı yaptığımız kır kahvesinde yorgunluk çaylarını içerek ve işletmenin sahibiyle de eski yerel gazoz markalarından ve tatlarından söz ederek günü noktaladık.


Yazan: İ.F
Düzenleyen: MYC                                                                                  
   


Google Earth    Enlem:  38°23'16.13"K     Boylam: 27°23'13.39"E                                 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder