21 Aralık 2011 Çarşamba

KEMALPAŞA - OVACIK YAYLASI ORMAN İÇİ YÜRÜYÜŞÜ


21 Aralık 2011

Ovacık; İzmir'in Kemalpaşa ilçesine bağlı, yayla özelliği gösteren, Turgutlu Bağyurdu (eski Parsa) -Bayındır geçiş güzergâhında yaklaşık 780 metre rakımda bulunan bir köydür.

Kemalpaşa Ovacık yürüyüş rotası 7km
(Google Earth'de çizilmiştir. by MYC)


 Kemalpaşa Ovacık yürüyüş haritası
(Haritayı farenin sol tuşuyla tutup gezebilirsiniz, sağ üst köşedeki "Earth" düğmesine tıkladıktan sonra farenin tekerleğine basıp döndürerek yükseltileri görebilirsiniz.)



Geçimi meyvecilik; özellikle kiraz, kestane ve cevizdir. Anıt ağaç olarak niteleyebileceğimiz asırlık kestane ağaçlarına sahiptir. Bunların içinde 800 yaş civarında olanları bile var.

Ovacık'ta anıt kestane ağacı



Ayrıca orman ürünleri bakımından zengin olduğundan, hem fidancılık, hem de ağaç kesiminin birlikte yürütüldüğü bir üs konumundadır. Cumhuriyetimizin başlangıç yıllarında, dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik tarafından yaptırılan çok güzel bir çeşmeye ve kaynaktan gelen nefis bir suya sahiptir. Bu su, yazın çınar ağaçlarının altında çaylarını yudumlayan insanların ve yolcuların ihtiyaçlarını ziyadesiyle karşılamaktadır. 

Çevrenin baharda, yeşilin her tonuyla bezenmesi doğaseverlerin ilgisini buraya çekmekte, dağcılar için her mevsim uygun güzergâhlar sunmaktadır.

Ovacık'ta çeşme

Biz ekip olarak üç seneden beri bu çevreye düzenli olarak doğa yürüyüşleri yapmaktayız. Bu günkü yürüyüşümüz kısa olmasına rağmen, kısıtlı bir zamanda hedeflenen noktaya seri ve hızlı bir tempoyla varılmasıyla sonlandırıldı. Yürüyüş öncesi ovada 14 derece olan ısı, yaylada 6 dereceye kadar düştü.


Ovacık orman yolunda...


Hava kapalı olmasına rağmen, tırmanırken zaman zaman açtı. Dönüş yolunda yağmurun bir ara tatlı tatlı ıslatmasına karşın tertemiz bir hava, farklı türden çam ağaçlarının her tondaki yeşil renkleri, kestane ağaçlarının altın sarısından kızıla dönen yaprakları, güçlü adımlarımız altında ezilen sağa sola saçılmış kestane dikenleri anı yaşayan yürüyüşçülerin zihinlerinde dağa kaçmalarının farklı düşsel imgelerini oluşturuyordu.



Bu duygularla köy kahvesine vardığımızda, gecikmiş öğlen yemeğimizi, sıcak sobanın etrafında yerken, ıslak üstümüzün kuruduğunun farkına bile varamadık. Dönüş yolunda tadı damağımızda kalan gezinin bir sonraki ayağının Dereköy - Mahmut Dağı güzergâhı olacağını çoktan herkes hafızasının bir köşesine işaretlemişti.




Yazan: Aybey Çini
Düzenleyen: MYC

Daha fazla fotoğraf için tıklayınız.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder